← Haber merkezine dön

MAHKEME

Uzun ikamet davasında kalış süresi ve sağlık delilleri ret sonucunu değiştirmedi

Üst Mahkeme, 28 Eylül 2026’da yayımlanan emsal yayımlar arasına alınmamış kararında, 10 yıllık yasal ikamet ve 20 yıllık özel hayat iddialarına dayanan itirazda ilk derece ret kararını hukuki hata bulmayarak korudu. Mahkeme, sağlık ve tedaviye bağımlılık iddialarını destekleyen delilleri yeterli görmedi ve ülkede uzun süre kalmanın tek başına otomatik oturum sağlamadığını belirten değerlendirmeyi sürdürdü.

· IngiltereVizesi.com
İngiltere’de tuğla evlerin sıralandığı bir yerleşim sokağı
Üst Mahkeme, uzun ikamet ve sağlık delillerine dayanan itirazda ilk derece ret kararını korudu.

Dosyanın konusu ve tarihleri

UI-2026-002626 ve UI-2026-002664 numaralı dosyalar, uzun ikamet ve özel hayat gerekçeleriyle ülkede kalma izni isteyen bir kişinin itirazını konu alıyor. Üst Mahkemedeki (Upper Tribunal) duruşma 3 Eylül 2026’da yapıldı ve karar aynı tarihte imzalandı. Gerekçeler 8 Eylül 2026’da gönderildi; metin 28 Eylül 2026’da kamuya yayımlandı.

İkamet süresi nasıl değerlendirildi?

2023 tarihli başvuruda 10 yıllık yasal ikamet ve 20 yıllık özel hayat temelli ikamet iddiaları ileri sürülmüştü. İlk derece yargıcı, daha eski yıllara ait belgelerdeki boşlukları ve bazı belgelerin ispat gücünü değerlendirdi. İleri sürülen 20 yıllık süreyi kabul etmedi; 2009 sonrasındaki belgeler üzerinden 16 yıllık ikameti esas aldı. Üst Mahkemedeki tartışma, sadece ülkede ne kadar kalındığı değil, ilk derece kararında sonucu değiştiren bir hukuki hata bulunup bulunmadığıydı.

Sağlık belgelerinin hangi amaçla sunulduğu önemliydi

Başvurucu, sağlık koşullarının ülkesine yeniden uyum sağlama ve özel hayat değerlendirmesinde yeterince ele alınmadığını savundu. Üst Mahkeme ise sağlık kayıtlarının ilk derece önünde esas olarak ikamet süresini kanıtlamak için kullanıldığını belirtti. Sağlığın, geri dönüşte çok ciddi uyum engelleri oluşturduğu veya özel hayata müdahaleyi orantısız kıldığı yönündeki ayrı bir iddia ilk dereceye açıkça sunulmamıştı. Mahkeme, yargıcın tarafların belirlemediği her olası iddiayı dosyanın içinden kendiliğinden çıkarmasının beklenemeyeceğini ifade etti.

Deliller ve orantılılık incelemesi

Kararda, önceki bazı sağlık kayıtlarının başvurucuya ait olduğunun güvenilir biçimde ortaya konulamaması da değerlendirildi. Daha sonraki kayıtların ise başvurucunun beyan ettiği sağlık sorunlarını ve tedaviye bağımlılığını iddia edildiği ölçüde desteklemediği belirtildi. Üst Mahkeme, ilk derece yargıcının ikamet süresini, yaşı, ülkesindeki bağları ve yeniden yerleşme imkânını ele aldığını kabul etti. Orantılılık gerekçesinin kısa olması, kararın tamamıyla birlikte okunduğunda tek başına hukuki hata sayılmadı.

Ret kararı korundu

Üst Mahkeme, ilk derece ret kararının kaldırılmasını gerektiren maddi bir hukuki hata bulmadı. Bu yüzden itirazın reddi sonucu korundu. Dosya, uzun ikamet iddiasında süreyi gösteren deliller ile sağlık ve özel hayat iddialarının nasıl ortaya konulduğunun ayrı meseleler olabileceğini gösteriyor. Kararda tartışılan eski başvuru ve hükümlerden, bütün güncel başvurular için yeni bir oturum hakkı veya ret kuralı çıkarılmamalı.

Kaynaklar

Upper Tribunal – resmî karar metni ↗

Bu haber bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel başvurunuzda hukuki destek alınması önemlidir.